92406 kayıt bulundu.
1. isim , isim , isim , isim , Anestezi bilimi ile uğraşan kimse, anesteziyolog
1. isim , isim , tıp , tıp , isim , isim , tıp , tıp , Uyuşturucu bir ilaçla vücudun bütününde veya belirli bir bölgesinde duyuların yok edilmesi sonucu hastanın zarara uğramadan yaşamasını sağlayan ve cerrahi müdahalenin yapılabilme koşullarını inceleyen bilim dalı, anesteziyoloji
1. sıfat , sıfat , sıfat , sıfat , Anestezi bilimi ile ilgili, anesteziyolojik
1. sıfat , sıfat , sıfat , sıfat , Eter, kloroform gibi uyuşturma özelliği olan
Lisan : Fransızca anesthésique
1. isim , isim , tıp , tıp , isim , isim , tıp , tıp , Anestezi bilimci
Lisan : Fransızca anesthésiologue
Telaffuz : l ince okunur
1. isim , isim , tıp , tıp , isim , isim , tıp , tıp , Anestezi bilimi
Lisan : Fransızca anesthésiologie
Telaffuz : l ince okunur
1. sıfat , sıfat , tıp , tıp , sıfat , sıfat , tıp , tıp , Anestezi bilimsel
Lisan : Fransızca anesthésiologique
Telaffuz : l ince okunur
1. isim , isim , tıp , tıp , isim , isim , tıp , tıp , Bir atardamarın bir bölgesinde oluşan gevşemeye bağlı ur biçimindeki genişleme
Lisan : Fransızca anévrisme
Telaffuz : anevri'zma
1. sıfat , sıfat , sıfat , sıfat , `Bağlamak` anlamındaki angaje etmek, `bağlanmak` anlamındaki angaje olmak birleşik fiillerinde geçen bir söz
1. Batılı uygarlık aydınları mutlaka gelişmeyle, ilerlemeyle ilgili bir akıma angaje olmaya itti.
1. Batılı uygarlık aydınları mutlaka gelişmeyle, ilerlemeyle ilgili bir akıma angaje olmaya itti.
Lisan : Fransızca engagé
1. isim , isim , isim , isim , Bağlantısızlık
1. Gençlik, onun çok yanlılığını, angajmansızlığını, iç inzivasını hiç tutmazdı.
1. Gençlik, onun çok yanlılığını, angajmansızlığını, iç inzivasını hiç tutmazdı.
1. isim , isim , isim , isim , Bir kimseye veya bir topluluğa zorla, ücret vermeden yaptırılan iş, yüklenti
2. Bir kişiye görevi dışında yaptırılan iş
3. Kölelik düzeninde köylünün derebeyine yaptığı zorunlu ücretsiz hizmet
4. Savaş durumundaki bir devletin, kendi sularındaki yabancı bir devletin ticaret gemilerine el koyarak bunlardan yararlanması
5. Olağanüstü durumlarda veya sıkıyönetimde devletin vatandaşlara ait taşıtlara el koyması
6. mecaz , mecaz , mecaz , mecaz , Usandırıcı, bıktırıcı, zorla yapılan iş
1. Vazifelerini bir angarya gibi yaparlar.
1. Vazifelerini bir angarya gibi yaparlar.
Lisan : Rumca
Telaffuz : anga'rya
1. bir işi isteksizce, hatır için yapmak zorunluluğunda olmak
1. Benim bu angaryalarımı da başka türlü kimsecikler çekmez.
1. Benim bu angaryalarımı da başka türlü kimsecikler çekmez.
1. isim , isim , halk ağzında , halk ağzında , isim , isim , halk ağzında , halk ağzında , Harman zamanı fazla sap yüklemek için öküz ve at arabalarının iki tarafına takılan parmaklık, kanat
1. sıfat , sıfat , halk ağzında , halk ağzında , sıfat , sıfat , halk ağzında , halk ağzında , Ünlü, meşhur
1. isim , isim , din bilgisi , din bilgisi , isim , isim , din bilgisi , din bilgisi , İngiliz kilisesine bağlı olan kimse
Özel: Evet
Lisan : Fransızca anglican
1. isim , isim , din bilgisi , din bilgisi , isim , isim , din bilgisi , din bilgisi , İngiliz kilisesinin tuttuğu inanç yolu
Özel: Evet
Lisan : Fransızca anglicanisme
1. isim , isim , isim , isim , İngiliz dostu
Özel: Evet
Lisan : Fransızca anglophile
Telaffuz : l ince okunur
1. isim , isim , isim , isim , V. ve VI. yüzyılda Büyük Britanya'yı ele geçiren Cermen ırkından oymaklar
2. Ana dili İngilizce olan kimse
Özel: Evet
Lisan : Fransızca anglo-saxon
Telaffuz : l ince okunur